Tarımın Bilgi Bankası

Farklı kültürlerin ve dinlerin sembolleri olan süs bitkileri

Çiçeği, yaprağı, meyvesi, gövdesinin şekli, rengi, formu, dokusu, kokusu ve benzer özellikleri ile görsel ve duygusal algı uyandıran bitkilere süs bitkileri denir.


Süs bitkileri, doğamızın ve insanlığın vazgeçilmezleri arasında çok önemli bir yere sahip. İnsanoğlunun var olduğu günden beri ilgi odağı olmuş ve olmaya da devam edecek.

Değeri parayla ölçülemez

1 / 14
Çiçeğin her türlüsü sevginin, aşkın, üzüntünün, duyguların, anıların ve her türlü dileklerin sembolüdür. Sevgiliye sunulan kırmızı bir gülün; eşe, öğretmene ve anneye verilen bir demet çiçeğin, hasta yatağının yanı başına konulan renkli bir saksı bitkisinin veya çiçek buketinin, haklarını nasıl ödeyeceğimizi bilemediğimiz şehit mezarlarını süsleyen mevsimlik bir çiçeğin veya çok yıllık bir süs bitkisinin, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yeşilin unutulmaya ve hatta unutturulmaya çalışıldığı dünyamızda iş yerlerimizin, salonlarımızın ve evlerimizin uygun bir köşesine yerleştirilen bir veya birkaç salon süs bitkisinin bizlere birazcık da olsa nefes aldırmasının değeri parayla ölçülemez.

Kültürlerin ve dinlerin sembolü

2 / 14
Süs bitkilerinin insanoğlu üzerinde oluşturduğu bu duygular sadece bireysel anlamda değil, aynı zamanda dünyanın neresinde olursa olsun farklı kültürlerin ve dinlerin de sembolleri ve/veya duygu mesajlarını oluşturur.

Dinlerle sembolleşen süs bitkileri

3 / 14
Gül ve gül suyunun, İslamiyet‘teki yeri ve benzer şekilde zambağın Hıristiyanlıktaki ve nilüfer çiçeğinin de Budizmdeki yeri tartışma götürmez bir gerçektir.

Ülkeler ve şehirler de çiçeklerle sembolize ediliyor

4 / 14
Daha da önemlisi günümüzde ülkeler ve hatta şehirler çiçeklerle sembolize edilmektedir. İstanbul’un lale, İzmir’in nergis, Antalya’nın kardelen ve karanfil, Kayseri’nin gilaboru, Gaziantep’in fıstık, Ordu ve Giresun’un fındık, Şanlıurfa’nın biber, Hakkari’nin ters lale (ağlayan gelin) ve Mersin’in limonla özdeşleştirilmesi bunun en somut örnekleridir.

Japonya'nın süs kirazı

5 / 14
Benzer şekilde; Türkiye lale, Japonya süs kirazı, Çin şakayık ve Güney Afrika Cumhuriyeti de protea ile ünlenmiş ülkelerden bazılarıdır.

Tarihte çiçekle anılan dönem

6 / 14
Süs bitkilerinin ülkemiz tarihindeki yeri ve seyri yakın mercek altına alındığında, gerek Osmanlı Dönemi’nde ve gerekse Cumhuriyet Dönemi’nde bu sektörün çok önemli bir yerinin olduğu görülmektedir. Bunun en somut örneği III. Sultan Ahmet dönemindeki Lale Devri(1718-1730)’dir. Dünyanın hiçbir döneminde ve hiçbir ülkesinin tarihinde bu şekilde çiçekle anılan bir dönem yoktur.

Çiçek Akademisi kurulmuştu

7 / 14
Lale Devri öncesinde, 1681 ve 1726 tarihleri arasında ‘’Defter-i Lalezar-ı İstanbul’’ adlı bir belgede İstanbul’da 1108 lale çeşidinin olduğu belirtilmektedir. 17. Yüzyılda ‘’Ser Şükufeiyar-ı Hassa’’ adında bir Çiçek Kurumu oluşturulmuş ve kısa bir süre sonra da ‘’Çiçek Encümen-i Daniş’’, günümüz Türkçesiyle Çiçek Akademisi kurulmuştur.

Gülün İslamiyetteki sembolü

8 / 14
Peygamberimize izafeten Peygamber Çiçeği olarak da toplumumuzda yaygın kabul görmüş olan gül ile ilgili çok sayıda çalışmaya ve dokümana rastlanmaktadır. Ali Üsküdari 1719 yılında yazmış olduğu Şüküfename’de Okka Gülü’nü Gül-İsadberg olarak isimlendirmiştir. Ünlü gezgin İbn-i Batuta (1304-1369) seyahatnamesinde gül ve gül suyu hakkında bilgiler vermiştir.

Fatih Sultan Mehmet'in değer verdiği çiçek

9 / 14
İran’da olduğu gibi Osmanlı saray bahçelerinde gülün özel bir yeri vardı. Fatih Sultan Mehmet döneminden başlayarak Sultan Abdulhamit dönemine kadar geçen uzunca bir süre içerisinde gül saray tarafından daima baş tacı edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet kendi döneminde gül çiçeğine hiçbir dönemde görülmediği kadar değer vermiş ve Hasbahçe’nin bir bölümünün gül yetiştiriciliğine ayrılmasını emretmiştir. Günümüzde dahi Hasbahçe içerisinde gül yetiştirilen bölüm Gülhane olarak bilinir.

La Bella Sultane

10 / 14
Osmanlı’nın gül tutkusu Avrupa’da da çok iyi bilindiğinden 1795 yılında Hollanda’da elde edilen yeni Gallica tipi bir gül çeşidine (Violace) Sultan II. Mahmut’un annesine izafeten ‘’La Bella Sultane’’ adı verilmiştir.

Osmanlı döneminde farklı isimler verilmişti

11 / 14
Osmanlı Dönemi‘nde bahçe güllerine genellikle Arapça ve Farsça’dan esinlenerek farklı isimler verilmiştir. Bunlardan bazıları: Gül-i Rana (Güzel Gül), Gül-ü Ziba (Süslü Gül), Verd-i Ebyaz (Beyaz Gül), Ver-i Handan( Gülen Gül) ve Verd-i Muhammedi (Peygamber Gülü)’dir.

Tire'de karanfilin geçmişi

12 / 14
Benzer şekilde karanfil yetiştiriciliğinin Osmanlı İmparatorluğu’nun birçok bölgesinde olduğu gibi İzmir’in Tire ilçesinde de çok önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Lale Devrinde Tireliler tarafından Damat İbrahim Paşa’ya özel olarak yetiştirdikleri bir lalenin soğanını göndermişlerdir. İbrahim Paşa da Tirelilerin bu güzel jestine karşılıksız bırakmaz ve Tirelilere koyu kırmız renkli bir karanfil gönderir. İbrahim Paşa adıyla tanınan iri karanfiller o günden beri yörede yetiştirilmektedir. Bu nedenle Bayındır, Ödemiş ve Tire yöresi geçmişten günümüze kadar süs bitkileri yetiştiriciliğinin önemli merkezlerinden birisi olmuştur.

Karanfillere farklı isimler verildi

13 / 14
18. Yüzyılda Tire’ye yetiştirilen beyaz–kırmızı dantelli karanfillere, Gümüşfincan, göbeği beyaz ve çevresi eflatun renkli olanlara Çavuşebrusu, sarı renklilere Cihanyandı ve göbeği beyaz ve çevresi sarı kırmızıçizgili olanlara ise Büyükülker adı verilmiştir.

Saray bahçelerinde eksik edilmeyen çiçekler

14 / 14
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde gülün yanı sıra lale, karanfil ve nergis daima ilk sırada yer almış ve saray bahçelerinden hiç eksik edilmemiştir. Türk çini sanatı gibi güzel sanatların birçok dalında bu çiçeklerinin motiflerine çokça yer verildiği bilinmektedir. Çiçek motifleri süsleme ve bezeme sanatlarımızın vazgeçilmezi olmuş ve olmaya da devam etmektedir. (Kaynak: 2023-2071 Vizyonuyla Tarım / Prof. Dr. İbrahim BAKTIR)

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk Yorumu Siz Yapın

Yorum yapmak için:

Dış Mekan Süs Bitkileri Nelerdir? Süs Bitkileri
Dış mekan süs bitkileri hızlı kentleşmeyle birlikte önemli bir peyzaj çalışması aracı haline geldi. Dış mekan süs bitkilerinin türleri ve kullanım alanlarını sizler için derledik.
Teraryum Nedir? Süs Bitkileri
Latince ismi 'Terrarium' olan kelimenin anlamı Terra (Toprak) ve Aquarium (Bildiğimiz akvaryum) kelimesinden alıntılanarak oluşturulmuş. Türkçe'de Teraryum olarak kullanılan kelime toprak akvaryumu ya da minyatür bir bitki ekosistemi anlamına geliyor.
Lale Nasıl Yetiştirilir? Süs Bitkileri
Renkleriyle, güzellikleriyle hatta tarihe bir döneme adını vermesiyle ünlü laleler... Lale yetiştirmek için dikkat etmeniz gereken lalenin dış ortamda yetiştirmeye uygun bir çiçek olduğunu unutmamanız.