Tarımın Bilgi Bankası

Uzmanından defnenin önemi

Türkiye dünyanın defne yaprağı ve defne yağı ihtiyacının yüzde 95'ini tek başına sağlıyor. Anadolu'nun her yerinde yetişen bu ağaç başka topraklarda yetişmiyor. İngilizler, Anadolu'dan aldıkları fideleri, götürüp ülkelerine dikmişler ama kaliteli bir sonuç alamamışlar.

Dünyayı Defne Kurtaracak

1 / 16
Sosyal medyada açtığı Defne Tanıtım Grubu sayfasıyla defne hakkında farkındalık oluşturmayı amaçlayan Prof. Dr. İbrahim Uslu, faaliyetlerini bir adım ileri taşıyarak, Defne Tanıtım Derneği'ni kurdu. Aynı zamanda Gazi Üniversitesi Öğretim Üyelerinden olan Prof. Uslu, defnenin ülkemizde bilinirliğinin artmasını kendisine misyon edinmiş. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun Kırsal Kalkınma Dergisi'nde Uslu ile çalışmaları ve bir tutku haline getirdiği defnenin faydaları üzerine bilgilendirici bir röportaj yayınlandı.

Defne Tanıtım Derneği nasıl kuruldu?

2 / 16
İlk olarak Defne Tanıtım Grubu’nu kurduk. Biraz tesadüf eseri kuruldu. Bir yakınımız, elinde bir avuç defne tohumu ile geldi ve ‘hemoroidi olanlara ben 30’ar tane dağıtıyorum, 1 ay sonunda bu rahatsızlık kalmıyor, ağır bir safhada olsa bile, hastalık iyileşiyor’ dedi. Ben de bir bilim adamı olarak bunun gerçeklik payını araştırmaya başladım. Kanser, Parkinson, Alzheimer’a kadar faydaları olduğu yönünde bilimsel araştırmaların olduğunu gördüm. Bunun üzerine bir yazı yazdım. Yazı büyük ilgi görünce takipçilerim, Defne Tanıtım Grubu adı ile sayfa açtı. 40 binin üzerinde kişi takip etmeye başladı grubu. Ülkemizin her yerinde konferanslar vermeye başladık. Ardından da Defne Tanıtım Derneği olarak daha kurumsal bir kimlikle yolumuza devam ettik.

Faaliyetlerinizin, Türkiye’de defnenin bilinirliğine katkısı oldu mu?

3 / 16
Çok fazla katkımız oldu. Anavatanı Anadolu olmasına rağmen defne hakkında bilinenler o kadar azdı ki; hatta defneyi zehirli bir bitki sananlar bile çoğunluktaymış. Tüm şehirlerden konferans daveti alıyorum. İnsanlarımızı defne ile ilgili bilgilendirmeyi amaçladığım için Türkiye’de ismim ‘Defnenin Babası’ olarak da anılmaya başlandı. Biz her mecrayı kullanarak, defnenin duyurulmasını sağlayacağız.

Ülkemiz defne üretiminde dünyada hangi sırada?

4 / 16
Türkiye dünyanın defne yaprağı ve defne yağı ihtiyacının yüzde 95’ini tek başına sağlıyor. Anadolu’nun her yerinde yetişen bu ağaç başka topraklarda yetişmiyor. İngilizler, Anadolu’dan aldıkları fideleri, götürüp ülkelerine dikmişler ama kaliteli bir sonuç alamamışlar.

Avrupa ve diğer ülkeler defnenin öneminin farkında o zaman?

5 / 16
Evet tabi… Dünya, her geçen gün daha çok defne talep etmeye başladı. Hatta bu durum bizim ağaçlara zarar vermeye bile başladı. Çünkü talep artınca, talebi karşılamak için artık hasat dönemini beklemeden, defne ağaçlarındaki yaprakları toplamak yerine, testerelerle ağaçları kesiyorlar. Ağaçlar gereksiz yere budandığı için bir süre sonra ağaç çalı haline geliyor. Yanlış uygulamalar çok.

Peki, bu durumun önüne geçmek için çalışma yapılmıyor mu?

6 / 16
Orman ve Su İşleri Bakanlığı bu bilinçsizliğin önüne geçmek için uyarılarda bulunuyor. Zarar verilen defne ormanları 2 sene budanmamak üzere koruma altına alınıyor. Özellikle Hatay bu konuda çok bilinçli... Ama Silifke, Fethiye, İzmir bölgesi ormanları, Karadeniz neredeyse sahipsiz...

Yeni defne fidanları dikilmiyor mu?

7 / 16
Biz hala Romalılar döneminden kalma ağaçları kullanıyoruz. Yeni ağaçlar dikmiyoruz. Ağaçların altında kendiliğinden fidanlar çıkıyor, bunların sökülüp uygun yerlere taşınması gerekiyor. Ama yapılmıyor. Defne Tanıtım Derneği olarak bitkiyi, herkesin bahçesine, hatta evinin içinde bir saksıya dikmesi ile ilgili duyurularımız var. Evde, her bahçede yetişecek kadar dikimi ve bakımı kolay bir bitki.

Defne bitkisine zarar gelmemesi açısından, hasat mevsimi ne zamandır? Nasıl toplanmalı ürünler?

8 / 16
Bir ağaç ne zaman olgunlaşır; güneş gelince. Bu da ağustos ayıdır. O sırada ağaca dokunulmaması gerekiyor. Sonbaharda budanmalıdır. Tohumları da yine sonbaharda toplanmalı. Fakat yoğun talep sebebi ile insanlar bu işi mevsimi gelmeden, gizlice yasa dışı yapıyor, bir katliam yaşanıyor.

Türkiye en çok nerelere ihraç ediyor bitkiyi?

9 / 16
Bizden en fazla defne alan ülkeler Romanya ve Polonya. Sebebine baktığımızda; Avrupa Birliği ülkelerine turşuyu en çok bu iki ülkenin sattığını görürüz. Turşu eğer iyi kurulmadıysa içinde kandida (mantar) ürüyor. Avrupa Birliği yiyecekleri çok sıkı kontrol ediyor. Dolayısıyla da siz turşu kurarken içine defne yaprağı koymazsanız kandida oluşur. Defneyi bu sebeple en çok bu iki ülke alıyor.

Hammadde olarak mı ihraç ediyoruz, işleme imkânı var mı?

10 / 16
Devlet destekleri ile yeni yeni tesisler kuruluyor defneyi işlemek için ancak şimdilerde Hatay başta olmak üzere birçok yerde defne işleme, yağını çıkarma gibi işletmeleri yabancı girişimciler satın almaya başladı. Yani defneyi işleyip yine yurt dışına ihraç edenler yabancı girişimciler. Türkler olarak maalesef işletme sahibi olmak yerine, defne yaprağını toplamak, ayıklamak gibi işçilik kısmında görev yapıyoruz.

O zaman devlet desteklerini yerli işletmelerin artması açısından önemsiyorsunuz?

11 / 16
Evet, çok önemli yerli üreticinin desteklenmesi... Böylece defneyi ham olarak değil de işlenmiş olarak pazarlama şansına sahip oluruz, paramız ülkemizde kalır. Devlet desteği ayrıca defnenin tanıtımı ve ağacın korunması açısından da çok önemli... İşletme kurmak için verilen desteklerin yanı sıra defne fidanının ücretsiz olarak köylülere dağıtılması da gerekiyor.

Bakanlık defne ile ilgili eylem planı çıkardı, bunun katkısı oldu mu?

12 / 16
Evet, heyecanla karşılandı bu plan çünkü ilk kez devlet politikası oldu defne. Eylem planının hayata geçirilmesi için belirli bir bütçe çıkarılmış. Ama önemli olan bu planın çıkmasıydı, çünkü böylece bir farkındalık oluştu. Bu kadar yıl sonra ilk kez böyle bir plan yapılmış, bu planın başımızın üstünde yeri var.

Defne ile ilgili AR-GE çalışmaları yapılıyor mu?

13 / 16
Çok yapılıyor, özellikle üniversitelerde... Selçuk Üniversitesi’nde bir öğretim üyesi, Karadeniz, Ege, Akdeniz defneleri ile ilgili araştırma yaptı. Bileşenlerine bakarak hangi yörenin defne ağacının daha kaliteli olduğunu ortaya çıkardı. Buna göre Kastamonu ilk sırada. Birçok araştırma devam ediyor.

Peki, en kaliteli defne fidanının yaygınlaştırılması ile ilgili çalışma var mı?

14 / 16
Maalesef yok. Islahı yapılmış değil defne ağacının. Kaliteli bir damızlık tür çıkarılmalı ve tüm köylere bu dağıtılmalı.

Defne neden bu kadar önemli sizce?

15 / 16
Sağlık sektöründe sürekli yeni antibiyotikler çıkıyor, ama doktorlar bunların kullanılmaması gerektiği noktasında çok hassas. Çünkü bakteriler hepsine karşı dirençli hale geliyor. Defne tohumuna karşı ise bu olmuyor. Antibiyotiklerde tek molekül var, defnede birçok molekül var, bakteriler dirençli hale gelemiyor. Dünya 20 yıl sonra antibiyotikler karşısında çaresiz hale gelecek, dünyayı defne kurtaracak. Yüzlerce misli fazla yetiştirilmesi gerekiyor.

Defne ile ilgili kandırmacalar var mı?

16 / 16
Maalesef var. Defne yağı olduğu iddia edilen bazı yağların içinde %10 bile defne yok. Defne tohumu satanların bazıları, 2-3 yıllık tohumlar satıyor. Tüketicilerin dikkatli olması gerekiyor bu noktada.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk Yorumu Siz Yapın

Yorum yapmak için:

Uzmanından defnenin önemi Sağlık
Türkiye dünyanın defne yaprağı ve defne yağı ihtiyacının yüzde 95'ini tek başına sağlıyor. Anadolu'nun her yerinde yetişen bu ağaç başka topraklarda yetişmiyor. İngilizler, Anadolu'dan aldıkları fideleri, götürüp ülkelerine dikmişler ama kaliteli bir sonuç alamamışlar.
Antibiyotik Alternatifi Besinler Sağlık
Günümüzde birçok araştırma gereksiz antibiyotik kullanımının vücudun bağışıklık sistemini güçsüzleştirdiğini ve mikroplarla savaşmada yeteneklerini kaybettiğini gösteriyor.